Şebinkarahisar Kalesi
S.Karahisar kasabasinin güneyinde bazalt bir tepe üzerinde yükselen kalenin ihtisamli bir görünüsü vardir. Bu tepenin bati yönü nispeten çikisa elverisli diger yönleri uçurumdur.kalenin ne zaman yapildigi belli degildir. Ancak Mengüç Hükümdari Fahrettin Behramsah’in 1184 yilinda kaleye ilaveler yapildigi ve onun savunma gücünü arttirdigi bilinmektedir. Yeri ve savunma gücü itibariyle Anadolu’nun ünlü kaleleri arasinda yer almistir.
Fatih Sultan Mehmet, Akkoyunlu Hükümdari uzun Hasan’a karsi kazanilan Otlukbeli savasindan önce S.Karahisar kalesinin alinmasi yolunda Mahmut Pasa tarafindan kendisine yapilan telkine uymamis ve “biz buraya kale fethine degil, düsmanin hakkindan gelmeye geldik” seklinde cevap vermistir. Otlukbeli zaferinden sonra kale komutani Drab Bey S.Karahisar kalesini 29 Agustos 1473 tarihinde Fatih Sultan Mehmet’e teslim etmis buna karsilik kendisine Sancak Beyligi verilmistir.
Fatih’in S.Karahisar’da bulundugu sirada Uzun Hasan’in Osmanli ülkesine tekrar saldirmamasi ve S.Karahisar fethini kabul etmesi sartiyla anlasmaya varilmistir. Fakat Uzun Hasan bu anlasmaya uymamistir.
Evliya Çelebi, ünlü seyahatnamesinde S.Karahisar kalesi hakkinda su bilgiyi verir:
Göklere bas uzatmis bir yüksek dagin ta tepesinde yedi köseli bir kaledir. Ilk bakista direksiz ve serensiz kalyon gemi gibi görünür. Yedi tarafindan da duvarlarin yüksekligi 70 zaradir. Yetmis burç,yüz bedendir,etrafi 3600 adimdir. Dört çevresinde cehennem kuyusu gibi dereleri oldugundan hendegi yoktur. Üç kat kavi demir kapilari vardir. Gece ve gündüz bekçileri muhafaza ederler. Çünkü Karadeniz’e yakin köylerin ahalisi kazak korkusundan kiymetli mallarini hep bu kaleye saklamislardir.kale içinde yetmis kadar ev vardir. Ama evleri dar, susuzluktan ahali perisandir. Eseklerle ta asagi nehirden su getirirler. Su yollari vardir ,fakat kusatma zamani isler. Kale içinde su sarnici, bugday ambarlarindan yüz yillik dari ve pirinç çeltigi bulunur. Lakin iç vilayat oldugundan cephanesi, büyük, küçük elli parça topu, kalesine göre az verilmistir. Neferlerinin yarisi defterdarzade efendimizin timari ile Güniye’ye kaldirildi. Bu kalede küçük Fatih Camii vardir. Diger imaret camileri asagi varastadir.
S.karahisar kalesinin bir de fetih öyküsü vardir:
Anadolu’da sivri tepelerin üzerinde, kartal yuvasi gibi sarp gerçekten saglam Bizans Kaleleri vardi. Selçuklu Türklerinin Anadolu Fetihleri sirasinda bu kaleleri fethetmek büyük insan gücüne, çok sayida sehide mal oluyordu. S.Karahisar kalesi de bunlardan biri idi. Bir zamanlar Bizans Tekfurlari:
Bu kaleyi feth edecek yigit, anasinin karnindan dogmadi derlerdi. Bu sözü Anadolu’nun fetih günlerine Selçuklu komutanlarindan Karaboga’da duymus, seçme yigitleri ile S.Karahisar kalesi önüne gelmis, duraklamisti. Kale yüksek bir tepenin üzerine hasmetle duruyor, gelenlere meydan okuyordu. Eteklerine dahi yanasmak zordu. Karaboga korkmadi, kaleyi dört yanindan kusatti. Günler, aylar geçiyor kale düsmüyordu. Oysa bu kaleyi fethetmek ondan sonra Giresun’a varmak gerekiyordu. Zaman kayip etmenin, kuvvet harcamanin anlami yoktu. Düsündü, tasindi, sonunda kusatmadan vazgeçmeyi en uygun çare olarak gördü. Adamlarina emir verdi; orduyu geri çekmelerini söyledi. Bir yönden de kale tekfuruna su haberi gönderdi:
“bunca kan dökülmesini istemedigim için kusatmadan vazgeçiyorum. Yalniz bir sartim var: Agizlari mühürlü kirk sandikta pek degerli yüküm var hastaliktan hayvanlarimin çogu kirildigi için yanimda götüremiyorum. Bir anlasma yapalim. Tekfur, bu sandiklara ilisemeyecegine teslim alip koruyacagina, istedigimiz zaman da bize geri verecegine isa üstüne yemin etti. Biz de çekilip gidelim, sonra biz hayvan bulur sandiklari aldiririz.
Bizans Tekf’runun canina minnetti. Karaboga’nin teklifini memnunlukla kabul etti.aslinda kalede açlik ve susuzluk baslamisti. Bir an önce, kusatmadan kurtulmak istiyordu. Karaboga emanetlerini ne zaman isterse aldirabilirdi. Sandiklara el sürmeyecegine yemin etti. Karaboga hazirliklara basladi. Uzun uzun sandiklar yaptirarak içlerine en korkusuz yigitlerden birer tane yerlestirdi. Bunlari içeriden kilitledi. Anahtarlarini yanlarina vererek sandiklarin üzerini mühürledi. Ikiser ikiser develere yükletilerek kaleye gönderildi. Bu isleri yaparken de kapilara karsi pususunu kurdu. Karaboganin talimati üzerine gece yarisi sandiklarini açan yigitler, kale kapilarina üsüstüler. Herseyden habersiz kapi bekçilerini bir anda baglayarak kalenin kapilarini ardina kadar açtilar. Bu sirada pusuda bekleyen Karaboga, adamlari ile kaleye saldirdi. Yarim saat sonra kalenin en yüksek burcunda Türk bayragi dalgalaniyordu. Kale, dis kale ve iç kale diye iki kisma ayrilmaktadir. Dis kale duvarlarinin büyük kismi yikilmistir. Nisbeten az egilimli bati yamacindaki duvarlar, esas itibariyla ayakta kalmis olup kale kapilarindan biri bu kisimdadir. Meyilli olan kale içinde yer yer, kayalara oyulmus su sarniçlari göze çarpmaktadir. kalenin içinde XX yüz yilin baslarina kadar ayakta kalbilen 70 kadar ev ve camii 1915 yilinda bas gösteren ermeni isyani sirasinda ve ondan sonraki dönemde yikilip yakilmistir. Kale kapisindaki kitabe yeri bostur. Kitabenin ne zaman ve kimler tarafindan alindigi belli degildir.
1915 yili haziraninda genel ermeni ayaklanmasi sirasinda Ermeniler sehiri atese vererek kaleye siginmis ve bir süre direnmis ise de Sivastan getirilen toplarla bayram köyünden ve hanim evliya dan yapilan ateslerden sonra panige kapilmislardir. Harekatin 20.gününde saat 24 siralarinda kaleden çikarak yarma tesebbüsünde bulunmuslardir. Tamzara kalesini takiben Killibaba, sayderesi ormanlarina siginmayi basaran Ermenilerin büyük kismi askeri birlikler tarafindan yakalanmis bir kisim ermeni Rusya’ya kaçmayi basarmislardir. Bu ayaklanma ve çatismalar sirasinda Türklerden 403 kisi ölmüs, 176 kisi de yaralanmistir. Bu muhtesem kalenin dis tesirlerden korunmasi ve bir programa göre restore edilmesi gerekmektedir.
Anahtar Sözcükler :
şebinkarahisar,şebinkarahisar Kalesi
Anasayfa
Şebinkarahisar
Tarihi Eserler İndex